Bölgesel, Mekansal ve Tarihsel Gelişim
Bölgesel ve Tarihsel Gelişim
Tarihin pek çok döneminde büyük uygarlıklara beşiklik etmiş olan Diyarbakır ve çevresinin yerleşik insan topluluklarınca kullanılmaya zamanımızdan yaklaşık 10.000 yıl önce başladığı, son zamanlarda Çayönü Neolitik yerleşim alanında yapılan kazılar ile anlaşılmıştır.
Yazılı tarih dönemine göre yörede yaşayan ilk uygar halk Hurri ve Mitanniler’dir. (M.Ö.3000). Bugünkü Diyarbakır’ı içine alan Fırat ve Dicle Nehirleri’nin suladıkları Subaru denilen bölgede yaşayan Hurri topluluğu, M.Ö. 2000’de Hurri ve Mitanni olmak üzere iki siyasal birliğe ayrılmıştır. Gelişerek yayılan Mitanni Krallığı’nın zayıflaması ile Hititler’in gözetimi altında Mitanni toprakları M.Ö. XIII. yy.’ın sonlarında Asurlar’ın egemenliği altına girmiştir. Asur egemenliği, 625 yılında Medler’in bölgeye hakim olması ile son bulmuştur. Yöre Medler’den, Persler’in M.Ö.550 yılında hakimiyetine geçmiş, ancak Persler iç kavgalar nedeniyle zayıflamış ve Makedonyalı İskender’e karşı koyamamışlardır. İskender’in ölümünden sonra bir süre yörede kurulan çeşitli devletlerin egemenlikleri, M.Ö. 69 yılında Romalı komutan Lukullus’un, içine Diyarbakır’ı da alan geniş bir toprak parçasını Roma egemenliğine sokması ile son buldu. Roma egemenliği döneminde Romalılar ve Partlar ve daha sonra Sasaniler arasında yapılan savaşlarla el değiştiren Diyarbakır yöresi M.S. 367-375 yılları arasında Roma egemenliği altında kalmış, kentin ilk surları bu dönemde yapılmıştır. M.S.395’te ikiye ayrılan Roma İmparatorluğu’nun ardından kent Bizans’ın egemenliğinde kalmıştır.
Diyarbakır’ın Araplar’ın eline geçmesi, halife Ömer’in dönemine rastlar (M.S.639). Şehir çeşitli Arap devletlerin egemenliği altında kalmış, Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı İmparatorluğu’na katılmıştır. Bu dönemde en büyük ve en önemli eyaletlerden birinin merkezi olan Diyarbakır, doğuya sefer yapan ordularında merkezi kalesi konumunu uzun süre korumuştur.
Yazılı tarih döneminden bu yana Diyarbakır; Hurriler, Mitanniler, Etiler, Persler, Asurlular, Aramiler, Urartular, İskitler, Medler, Makedonyalılar, Selevkaslar, Partlar, Romalılar, Sasaniler, Bizanslılar, Ak-hunlar, Emeviler, Abbasiler, Mervaniler, Oğuzlar, Selçuklular, Atuklular, Eyyubiler, Moğollar, Türkmenler, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar gibi birçok kavim ve devletin idaresinde yaşamış, her dönemde yapılan birçok eserin izleri günümüze kadar gelmiştir. Şehrin ilk adı, Asur kaynaklarında Amidi olarak geçmektedir. Arap akınları sonrasında Arap kaynaklarında Amid, Türklerin yöreye gelişinden sonraki kaynaklarda ise Kara Amid olarak anılmıştır. İlin yerleşik halkı Kürtler tarafından ise tarih boyunca Amed olarak adlandırılmıştır.
Diyarbakır adı Arap akınları sırasında bölgeye yerleşmiş Bekr adındaki bir aşiret nedeniyle yörenin Bekr diyarı anlamında Diyar-ı Bekr olarak anılması ile ortaya çıkmıştır.
Günümüzdeki kullanım şekli ise, 10 Aralık 1937 günü Bakanlar Kurulu kararı ile resmiyet kazanmıştır.
Mekansal Tarihi Gelişim
Bu bölge, M.Ö.3000’lerde, Subartu adıyla anılıyordu. Bölgenin uygar kavmi olan Hurriler’in yerleştikleri kente, aynı tarihlerde Akadlar’ın yaptıkları saldırılar başarılı olamadı. Hurriler ve onların bir kolu olan Mitanniler İ.Ö.2000 sonlarında topraklarını genişleterek, Ön Asya’nın önde gelen devletleri arasına girdiler. Mezopotamya’ya giden yolların, Mitanni ülkesi sınırları içerisinden geçmesi, kısa sürede devletin güçlenmesini sağladı. Ama M.Ö. XIV. yy. sonlarında Mitanni Krallığı’nda baş gösteren kargaşalıklar Asurlular’ın ülkeyi ele geçirmelerini kolaylaştırdı.
Hitit İmparatorluğu’nu yıkan ve M.Ö.1200 göçlerinde önemli bir rol oynayan Frigler, Asur devletinin bölgedeki egemenliğini sarsınca, Hititler’den sonra ortaya çıkan yerel prenslikler bölgeyi ele geçirdiler. Ancak, Asur Kralı Tiglatplasar’ın başa geçmesinden sonra, Diyarbakır ve çevresi, M.Ö. 900’e değin, Asur sınırları içinde kaldı. M.Ö. 825-775 arasında, kent üçüncü kez Asur egemenliği altına girdi. Asur Kralı Salmanassar’ın ölümünden sonra, Urartu Kralı İspuinis o tarihlerde Amid adı verilen kente egemen oldu. Ancak, Urartular, bölgedeki üstünlüklerini sürdüremediler. M.Ö. 736’da, III. Tiglatplasar adını alan bir Asurlu komutan Amid’i ele geçirdi.
M.Ö. 653’te İskitlerin yerleştikleri kent, 625’te Medler’in M.Ö. 550‘de de Persler’in egemenliği altına girdi. Diyarbakır yöresini II. Kiros Pers yönetimi altına aldı. Sınırlarını güneyde Mısır’a, batıda Lidya topraklarına dek genişleten Pers İmparatorluğu, bölgede siyasal birliği sağladı. Ancak, daha sonraları Yunanlılar’la yapılan savaşlar sırasında yıprandı. İmparator III. Darius’un İskender orduları önünde yenik düşmesiyle Diyarbakır ve çevresi de İskender’in yönetimi altına girdi. M.Ö. 323’te İskender’in ölümünden sonra komutanlarından Selevkos’un etki alanına giren kent, M.Ö. 255’e değin Part devleti sınırları içinde kaldı. İ.Ö. 85’te de Armenia’ya katıldı. Armenia Kralı Tigran, Romalı Komutan Lukullus ile yaptığı savaşta yenilince, Roma egemenliği altına giren kent, M.S. 226’ya değin Partlar ve Romalılar arasındaki savaşlara sahne oldu.
M.S.’den sonra III. yy.’da, İran’da Sasani sülalesi başa geçince, Romalılar ile çatışmaya başladı. 297’de Sasani Kralı Nerses, Romalılar’a yenilince, Roma İmparatoru II. Konstantinus kenti onarttı ve ona Avgusta adını verdi. Ancak, Roma egemenliğinin yerini 359’da Sasaniler aldı ve kentin adı da Amid olarak değiştirildi. 363’te Sasani Kralı II.Şahpur, Roma İmparatoru İovianus ile bir barış antlaşması imzalayarak Amed ve çevresini Roma yönetimine bıraktı. 367-375 arasında Roma sınırları içinde kalan kent, 395’te Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasıyla Bizans’a bağlandı.
Aynı dönemde Amed’e (Diyarbakır) Ak-Hunlar’ın akınları başlar. Kenti ele geçirmeyi başaran Ak-Hunlar’ın akınlarını Bizanslılar durdurdular. Ancak, M.S.502’de Sasani Kralı Kubad’ın saldırılarına karşı Bizans bölgeyi yeterince koruyamadı. Bir yıl sonra Bizans komutanı Patricius’un karşı saldırısı da başarılı olamadı. Sasaniler ile Bizans arasındaki çatışmaları, 622’de Herakleios’un Gaugamela’da Hüsrev Perviz komutasındaki İran ordusu ile yaptığı savaş izledi. Sasaniler’in yenilgisi, bir antlaşma ile tüm Amid topraklarının Bizans’a verilmesi ile sonuçlandı.
Sasaniler’le Bizans İmparatorluğu arasındaki sürekli savaşlar her iki devletin de yıpranmasına yol açtı. Bu durum, islam ordularının, bölgede kısa sürede üstünlük sağlamalarına neden oldu.
Halife Ömer, çağdaşı İmparator Herakleios’u (610-641) Suriye’de Yarmuk Savaşı’nda yenildikten sonra, Iyaz bin Ganem adlı komutanı Diyarbakır’ın fethi ile görevlendirdi. Beş aylık bir kuşatma sonucunda kent alındı (639). Halife Ali öldürülünce, Suriye valisi Muaviye kendisini halife ilan etti (661); böylece hilafet ve iktidar Emevi sülalesinin eline geçmiş oldu. Emeviler’in 750’de yıkılışıyla kurulan Abbasi egemenliği, Halife Mutez’in kente vali olarak atadığı İsa bin Şeyh bin Selil-i Şeybani’nin 869’daki ayaklanması ile yerini Şeyhoğulları egemenliğine bıraktı. 899-930 arasında kente yeniden Abbasiler egemen oldu.
930-978 arasında Hamdaniler’in kentte egemenlik kurdukları dönemde, Diyarbakır üzerinde Bizans saldırıları yeniden yoğunlaştı. 978’de ise, kentin yönetimi Büveyhoğulları’na geçti. 984-1085 arasında Mervaniler’in yerleştikleri kent, 1040’tan sonra Oğuz akınlarının etkisinde kaldı. 1085’te Büyük Selçuklu imparatorluğu’na katılan ve 7 yıl sonra Suriye Selçukluları’nın yönetimine bağlanan Diyarbakır, çok kısa bir süre sonra İnaloğulları’nca yönetilmeye başlandı. 1142’de de Nisanoğulları’nın egemenliği altına girdi. 1183’ten 1240’a değin ilk önce Hasankeyf Artukluları’nın daha sonra da Mısır ve Şam Eyyubileri’nin nüfuz alanı içinde kalan kent; 1240’ta, II. Keyhusrev döneminde uzun çarpışmalardan sonra Anadolu Selçukluları’nca alındı. Anadolu Selçukluları’nın son dönemlerinde İlhanlılar’ın denetimi altına giren, 1302’de de İlhanlı koruması altında bulunan Mardin Artukluları’nca ele geçirilen kentten, kuraklık ve açlık yüzünden halkın büyük bir bölümü başka yerlere göç etti. 1394’te Timur ordularının konakladığı ve fethettiği kent, Timur’a yaptığı hizmetler karşılığında Akkoyunlu Beyi Kara Yülük Osman Bey’e verildi. 1507’de Şah İsmail’in egemenlik kurduğu Diyarbakır, Çaldıran Savaşı’ndan sonra Osmanlı yönetimine katıldı (1515).













